Paylaş Büyüsün

Soru-cevap yöntemi ile öğrencilerin derse aktif katılımı nasıl sağlanır?

6-11 Yaş, 12-14 Yaş, 15-18 Yaş

Bekleme süresi, öğretmenin soru sorması ile ilk öğrencinin cevap vermek üzere söz alması arasında öğretmenin sessiz kaldığı süredir. İlk olarak Mary Budd Rowe (1974) tarafından ve daha sonra başkaları tarafından gerçekleştirilen araştırmalar, lise öğretmenlerinin ortalama bekleme süresinin bir saniyenin çok az üzerinde olduğunu ortaya koymaktadır. İlkokul öğretmenleri ise ortalama üç saniye beklemişlerdir. Yakın zamanda kapsamlı bir araştırma yapılmamış olmasına rağmen, tamamlanması gereken kapsamlı müfredat ve pekçok okulun yüksek beklentili sınavlara giderek daha çok önem vermesi nedeniyle, bu bekleme sürelerinin uzamadığı tahmin edilebilir. Hatta süre, şimdi daha da kısalmış olabilir.

Bir ila üç saniye, yavaş hatırlayanlar için -doğru cevabı bilseler de cevabı uzun süreli bellekten bulup işler belleğe aktarabilmeleri için- pek yeterli değildir. Öğretmen, ilk öğrenciye söz verir vermez, diğer öğrenciler, bilgiyi bellekten bulup çıkarma sürecini durdurur ve o bilgiyi yeniden öğrenme fırsatını kaçırır.  Rowe, öğretmenler bekleme süresini en az 5-10 saniye uzattıklarında aşağıdakilerin olduğunu bulmuştur:

Öğrencilerin cevaplarının uzunluğu artmış ve kalitesi yükselmiştir.

Yavaş öğrenenlerin katılımı artmıştır.

Öğrenciler, çıkarımlarını desteklemek için daha çok kanıt kullanmıştır.

Üst düzey cevapların sayısı artmıştır.

Bu sonuçlar, bütün sınıf seviyeleri ve bütün dersler için geçerlidir.